Yunan kuvvetleri 3.temmuz günü Aydın’a saldırdığında, Umurlu cephesine ilk gidenler arasında Köpekçi Nuri Efe ve öğretmen Mehmet Ali beyin idaresindeki müfrezeler olmuştur. Tavas’tan gidenler Yıldırım Bölügü’nü oluşturmuş ve 95 kişiden oluşmştur. Köpekçi Nuri Efe komutasındaki Tavas Gönüllüleri Boz Ahmetoğlu, Mehmet Çavuş, Hacı Bilaloğlu Sadık ve İstanbulluoğlu İsmail’i şehit vermelerine rağmen 17 temmuz günü Serçe köyüne saldıran Yunanlıları durdurdular.
Nuri Efe hayvanları çok sevdiği için evinde çok değişik türde hayvanları beslermiş. Bu hayvanların içinde köpekleri çok kıymetli imiş. Dört tane köpeği varmış. İsimleri ise, Zeybek, Zorbaz, Tokman ve Kırık tır. Bunların eğitimli olduğu söylenmektedir. Zeybek isimli köpek eve gelen misafirlere karşı arka ayaklarının üstüne çöker ön ayaklarıyla selam verirmiş. Ayrıca siyah ve güzel atı varmış. Her yere bu atıyla gittiği için bu atını çok sever ve iyi bakarmış. Nadir KOCAMAN efenin bu atla çok dolaştığını söylemiştir.
Nuri Efe hiç evlilik yapmamıştır. O zamanlarda ağaların kızlarını alma imkanı varken bile hernedense evliliğe pek yanaşmamıştır. Ancak yanında birkaç kişiyi çocukluklarından beri evlat gibi baktığı söylenmektedir.
Babası Parsal Hoca isimli imamlık yapan biridir. Şu anda ismini Tülübaşlar olarak bildiğimiz camii o zaman ki ismi Parsal Hoca’nın camisi olarak anılırmış. Nuri Efe’nin babasının hoca olması dolayısıyla Kuran_ı Kerim biliyordu. Aynı zamanda hafızdı. Albaylığa kadar yükselmiş bir abisi vardır. Adı Hamdi beydir. Halen çocukları yaşamaktadır.
Nuri Efe Kaymakam F.Haluk GÖKSU ile
Nuri Efe Kurluluş Savaş’ı sırasında Kuvay-i Millye’ye katılmış Denizli ve havalisinin savunulmasında çalışmıştır. Çevreden topladığı 1800-2000 kişilik gönüllü ordusuyla düşmanı, Sarayköy’deki Menderes nehrinden denizli tarafına geçirmemiştir. Nuri Efe bu yararlılığıyla Kurtuluş Savaşı’nın gizli kahramanlarından biri olmuş ve halkın gözünde gerçek efe ünvanına layık görülmüş saygı ve itibarı artmıştır.
1936 yılında Mareşal Fevzi ÇAKMAK Tavas’a gelmiş, Nuri Efe’ye aylık bağlanmasını emretmiş ve Nuri Efe’yi davet ederek Ankara Gazi Orman Çiftliği’nde kalmasını istemiştir. Nuri Efe’nin Tavas’tan ayrılamadığı için gitmediği söyleniyor.
Nuri EFE (oturmakta olan) bir bayramda (kızanları oynuyor)
Nikferli Ahmet KEYSAN (Aşıcı Mehmet anlatıyor)
1946 yılında İsmet İNÖNÜ Denizli’ye kale kapısı yanındaki bugünkü Bayram yerine gelir. Ben o sıralar terzi çırağıydım. Tavaslı Nuri Efe geldi mi? dedi. Nuri Efe Mavzer kuşanmış ve kıratına binmiş olarak yanına geldi. Kucaklaşarak yan yana oturdular.
Nuri Efem
Çağman dağlarının yaylası
Haydi aman martinimin aynası
Saraköy’ün ortasında Nuri Efe göründü
Oyna Nuri Efem Oyna
Dağları duman bürüdü
Kara duman içinde
Nuri Efe göründü
Şu Sarayköy’ün düğünleri kaynıyor
Haydi Düğünlerde efeler oynuyor
Efelerin martinleri parlıyor
Oyna Nuri Efem Oyna
Dağları duman bürüdü
Kara duman içinde
Nuri Efe göründü
Top atandan Sarayköy’e baktılar
Zalim düşmanı çifte martin sıktılar
Sarayköy’den Yunanlılar kaçtılar
Oyna Nuri Efem Oyna
Dağları duman bürüdü
Kara duman içinde
Nuri Efe göründü



